Search Results Heading

MBRLSearchResults

mbrl.module.common.modules.added.book.to.shelf
Title added to your shelf!
View what I already have on My Shelf.
Oops! Something went wrong.
Oops! Something went wrong.
While trying to add the title to your shelf something went wrong :( Kindly try again later!
Are you sure you want to remove the book from the shelf?
Oops! Something went wrong.
Oops! Something went wrong.
While trying to remove the title from your shelf something went wrong :( Kindly try again later!
    Done
    Filters
    Reset
  • Discipline
      Discipline
      Clear All
      Discipline
  • Is Peer Reviewed
      Is Peer Reviewed
      Clear All
      Is Peer Reviewed
  • Item Type
      Item Type
      Clear All
      Item Type
  • Subject
      Subject
      Clear All
      Subject
  • Year
      Year
      Clear All
      From:
      -
      To:
  • More Filters
4 result(s) for "MeRicine "
Sort by:
Nezihe Meriç'in Sevdican ve SuAndi'nin The Story of M İsimli Oyunlarında Göç ve Irkçılığın Kadın Bakış Açısından İrdelenmesi
Nezihe Meriç'in Sevdican isimli oyunu Almanya'ya göçen kadınların yaşadıklarını yansıtmayı amaçlayan tek kişilik bir oyundur. Yine tek kişilik bir oyun olan SuAndi'nin The Story of M (M'nin Hikâyesi) toplumda yaşanan ırkçılığı ve de ayrımcılığı bir kadın karakter üzerinden sahneye taşır. Aynı zamanda Almanya'ya olan Türk göçü ile Birleşik Krallık'a Batı Hint Adaları'ndan göçün de yansıması olan bu iki oyun, nasıl her iki ülkeye olan göç hikâyesi birbiri ile benzerlik gösteriyor ise, karakterler, tema ve de anlatım açısından paralellik göstermektedir. Göç ve ayrımcılık konusunu ele alan bu iki oyun, yaşanan benzer acıları kadın ve anne kimlikleri üzerinden sahneye taşır. Sonuç olarak bu çalışma Nezihe Meriç'in Sevdican ve SuAndi'nin The Story of M isimli oyunlarını teknik ve tematik açılardan karşılaştırarak göç olgusunun iki farklı kültürde yazılan bu iki oyunda nasıl ortak bir noktadan aktarıldığını örneklendirmeyi amaçlamaktadır.
Türkiye'de Modernleşmenin Süreçsizliği: Hürriyetin Peşinde Cemil Meriç
Cemil Meriç (1916-1987) who has a exclusive writing style is an unique philosopher for political thought in Turkey. His writing style is so fascinating that it's difficult to be different from his writing style while writing about his ideas. Therefore, Meriç is still unique philosopher because of that Meriç's writing style is cause to yawn the academic writing style. Cemil Meriç's thoughts which are presented by Meriç discussing distance in between idea and actual are derived from his meaning world. Thence the method which is used by Meriç especially in ideas about political thought in Turkey appears because Meriç usually refers the historicity. And this method is not an analysis contrariwise it is a comparison. The question of what is not information is the basic approach in this method. İn this context Meriç examines cultural values that political thoughts are pullulated by these values, additionally Meriç never ignore the universal feature of thought. This article includes the liberty issue discoursed by Meriç. The relationship between subject and purpose is connected in search of new theme in the Meriç's ideas. İn this perspective the liberty that is subject of this article is examined in context textual an d discursive. İn this perspective, data acquiring and analysis technique of this article is discourse analysis on text that Meriç's books is fundamental source for acquiring data. Thus, all of the expressive entirety related with liberty carefully is compiled considering modernization process in Turkey.
Şiir üzerine düşünceleri ve dikkatleri bağlamında mukayeseli bir Wilhelm Dilthey ve Cemil Meriç okuması
Bu makalenin amacı Wilhelm Dilthey ile Cemil Meriç’in şiire yaklaşımlarını karşılaştırmak ve şiir üzerine düşüncelerinin farkları üzerinde durmaktır. Farklılıklar, daha çok, Dilthey’in şiiri oldukça önemsemesi ve bu bağlamda detaylıca incelemesine karşın Cemil Meriç’in yüzeysel kalan bakışına dayanmaktadır. Tarih, toplum, felsefe, sanat, edebiyat ve şiir üzerine kafa yormuş ve yazılar yazmış bu iki figürün (W. Dilthey ve C. Meriç) sanat, edebiyat ve şiir hakkında yazdıkları külliyatlarında dikkate değer bir yer tutar. Dilthey, felsefesinde yaşamı anlama bağlamında şiire çok önemli bir işlev yükler. Onun, çağın tinini yakalayan bir doğaya sahip olduğuna inanır. Bunu izah etmek için şiir ve Batı edebiyatlarının büyük şairleri (Goethe, Hölderlin, Shakespeare vs.) üzerinde uzun uzadıya durur. Hayatı, tarihi ve çağın ruhunu anlamlandırmada, Dilthey şiir ve şaire büyük bir önem atfeder. Şiir, onun felsefî sisteminde hayatî bir öneme sahiptir. Buna karşın Cemil Meriç, şiirle oldukça ilgili olmasına rağmen, onun hakkında yüzeysel kalacak yargılarda bulunur. Şiiri, salt duygulanım, coşku olarak görüp onun hakikat ve düşünceyle olan ilişkisinin sorunlu olduğunu ileri sürer. Şiiri, kimi zaman, utanılacak bir şey olarak algılar. Bazen de düşüncenin ve nesrin olduğu yerde şiire pek ihtiyaç olmadığını dillendirir. Kısaca şiire, indirgemeci sayılabilecek ve pek de bilimsel olamayan bir biçimde yaklaşır. Bu makalede, söz konusu iki farklı algı biçiminin izdüşümlerini incelemenin yanı sıra Batıda (Avrupa düşüncesinde), Türk edebiyatı ve tefekküründe şiir üzerine nasıl bir düşünme biçimi olduğuna da kısa değinilecektir. Dilthey ve Cemil Meriç’in şiir üzerine düşüncelerini karşılaştırmak, bize farklı algıları daha sarih biçimde görebilme imkânı verebilir.