Search Results Heading

MBRLSearchResults

mbrl.module.common.modules.added.book.to.shelf
Title added to your shelf!
View what I already have on My Shelf.
Oops! Something went wrong.
Oops! Something went wrong.
While trying to add the title to your shelf something went wrong :( Kindly try again later!
Are you sure you want to remove the book from the shelf?
Oops! Something went wrong.
Oops! Something went wrong.
While trying to remove the title from your shelf something went wrong :( Kindly try again later!
    Done
    Filters
    Reset
  • Discipline
      Discipline
      Clear All
      Discipline
  • Is Peer Reviewed
      Is Peer Reviewed
      Clear All
      Is Peer Reviewed
  • Item Type
      Item Type
      Clear All
      Item Type
  • Subject
      Subject
      Clear All
      Subject
  • Year
      Year
      Clear All
      From:
      -
      To:
  • More Filters
4 result(s) for "Tetik, Kevser"
Sort by:
Znaniye Realizminin Marksist Kökenleri: Maksim Gorki ile Sosyalist Edebiyata Giden Yol
The “Znanie” realism, a trend within the realism movement in Russian literature, is represented by a literary union formed around the eponymous publishing house, consisting of numerous writers such as Maxim Gorky, Ivan Bunin, Alexander Kuprin, Leonid Andreyev, and Vikenty Veresayev. Under the leadership of Maxim Gorky, who took over the “Znanie” Publishing House in 1902, the foundations of the socialist realism movement in Russian literature were laid through the works published until 1913. The works in question begin to criticize the bourgeoisie and amplify the voices of workers. Thus, a Marxist tradition emerges in the literature of the 1900s-1910s. The aim of this tradition is to awaken class consciousness among workers, who formed a new readership, through revolutionary propaganda and agitation in order to mobilize them for social justice and equality. As is well known, it is impossible to understand the literature of a people or an era without deeply analyzing the conflicts that arise in a class-divided society and the psychology they engender. Accordingly, this study, approached through the Marxist critical method, aims to introduce “Znanie” realism, a transition period toward socialist realism, and to explore its literary and societal role. Research and analyses have revealed that various Marxist works, written in the revolutionary spirit to criticize the petty bourgeoisie and to raise awareness and motivate the working class, were produced in the genres of prose, poetry, and drama.
Концепт «ум»: средства его выражения в турецкой и русской языковых картинах мира (на примере сопоставительного анализа пословиц и поговорок)
Atasözleri bir toplumun ulusal karakterini, yüzyıllar boyunca şekillenmiş olan dünya görüşünü ve kültürünü yansıtan söz öbekleridir. Yüzyıllardır sürekli iletişim içerisinde olan Türk ve Rus halklarının atasözlerinde büyük oranda benzerlik görülür. Türk ve Rus atasözlerinde en çok değinilen konulardan biri akıldır. Analiz sırasında her iki halkın bu akıl vasfını önemsediği, özellikle Rus halkına ait akıl ile ilgili atasözlerinin Türk atasözlerine oranla çok daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu makalede Türk ve Rus dillerindeki akıl ile ilgili atasözleri orijinal kaynaklardan alınarak karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Analiz sırasında özellikle atasözlerinin başlıca anlamlarına ve anlam farklılıklarına yer verilmiştir. Bu sebeple makalede akıl ile ilgili atasözleri dil, kültür bağlamında ele alınmış ve çalışmada sadece diller arasındaki değil, aynı zamanda kültürler arasındaki benzerlikler ve farklılıklar da gözler önüne serilmiştir. Bu çalışma, Türk öğrencilere Rus dilinin, Rus öğrencilere ise Türk dilinin öğretilmesinde, kelime hazinelerinin geliştirilmesinde, Türk ve Rus kültürünün tanıtılmasında, aynı zamanda Türk ve Rus kültürdilbilim araştırmalarında yardımcı bir kaynak olma özelliği taşımaktadır. Çalışmanın Rus dilinde yazılması, Türk dilini ve Türk kültürünü daha büyük kitlelere tanıtma amacını gütmektedir. Daha önce Türk ve Rus atasözlerinin karşılaştırıldığı bir makalenin bulunmaması bu alandaki boşluğa dikkat çekmektedir. Bu yönden söz konusu çalışma, yeni çalışmaların önünü açmakta ve araştırmacıların çalışmalarına yön verecek bir kaynak olma niteliği taşımaktadır.