Catalogue Search | MBRL
Search Results Heading
Explore the vast range of titles available.
MBRLSearchResults
-
DisciplineDiscipline
-
Is Peer ReviewedIs Peer Reviewed
-
Reading LevelReading Level
-
Content TypeContent Type
-
YearFrom:-To:
-
More FiltersMore FiltersItem TypeIs Full-Text AvailableSubjectCountry Of PublicationPublisherSourceTarget AudienceDonorLanguagePlace of PublicationContributorsLocation
Done
Filters
Reset
11
result(s) for
"Cooking, Turkish History."
Sort by:
Dede Korkut Ve Kutadgu Bilig Eserleri Üzerinden Yemeğin Farklı Toplumsal Örgütlenme Biçimlerinde Anlamı
İnsanlığın başlangıcından itibaren üretimi, tüketimi, ulaşımı, sunumu, kutsallığı gibi pek çok açıdan ele alınan yemek, içine doğulan toplumun kişiye yüklediği kültürel unsurlardan biridir. Kültürel bir unsur olarak yemeğin hayati önemi, insanlık tarihinde çeşitli dönüm noktalarını belirlemiştir. Buna göre, insanların ilk besinleri olarak deniz ürünlerini tüketmesinden avcı-toplayıcıya dönüşmesi, avcı-toplayıcıdan çobanlık/ besiciliğe ve tarım dönemine geçişin hepsi, besinin temin edilmesinde hayatta kalmaya yönelik insani çabayı işaret eder. Planlı avlanma, insanın toplulukla hareket etmesini mecbur kılmıştır. Sırasıyla ateşin kullanımı, hayvanların evcilleştirilmesi ve tarımın ortaya çıkması; çeşitli dinsel inanç ve pratiklerin gelişmesine, aydınlatmaya, yemeklerin pişirilerek yenmesine, çoban/besici devrimine, yerleşik toplum düzeninin, yazının, kentleşmenin ve toplumsal sınıfların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu gelişmeleri bir kırılma olarak değerlendirdiğimizde, bu kırılmaların her biri gerek insanın fiziksel evrimini gerekse toplumsal örgütlenmelerini doğrudan etkilemiştir. Hayatta kalmaya yönelik beslenme alışkanlığının bir noktadan sonra sadece hayati olma özelliğini yitirdiğini söylemek mümkündür. Yemeğin kültür tarihi içerisindeki yerine dair tarihî kaynaklardan (yemek kitapları, kayıt defterleri vb.), arkeolojik kazılardan ve yerli toplulukları inceleyen antropologların ortaya koyduğu çalışmalardan çeşitli bilgileri edinmek mümkündür. Bunların yanı sıra geçmişten günümüze ulaşan, bugün edebiyat tarihi içerisinde değerlendirilen metinler de yemek kültürüne dair bilgiler içermektedir. Bu tür eserler, ortaya çıktıkları toplumun aynası niteliğinde olduklarından ister sözlü kaynaktan beslensin isterse yazılı olarak ortaya çıksın toplum yapısı hakkında bilgi verirler. Bu çalışmada, Dede Korkut (DK) ve Kutadgu Bilig (KB) eserleri yemek kültürü üzerinden değerlendirilecektir. Bu iki eserin seçilmesindeki neden, Türk kültürünün iki farklı toplumsal örgütlenme modelini temsil etmeleridir. DK ve KB edebî olarak bakıldığında türleri, içerikleri, üslupları, eserlerin oluşumları ve en önemlisi aktarım ortamları açısından farklılık gösterir. Eserlerdeki bu farklılıklar, onların farklı toplumsal örgütlenme modellerinin bir çıktısıdır. DK göçebe, KB ise devletleşmiş bir toplumun aynası niteliğinde eselerdir. Burada dikkat çekici olan şey, Türklerde uzun bir süre bu iki farklı toplumsal örgütlenme biçimlerinin varlığını sürdürmesidir. Orta Asya’da Karahanlı Devleti gibi tarımsal üretim sebebiyle yerleşik düzenin, kentleşmenin ve toplumsal tabakalaşmanın görüldüğü devlet yapılanmalarının yanında yaklaşık aynı dönemlerde Oğuzlar gibi göçebe topluluklar da vardır. Türk tarihinin aynı gelişimsel ve homojen bir evrim modeli üzerine konumlandırılamayacağı, sadece tarih disipliniyle ilişkilendirilen metinlerde değil bugün edebiyat tarihi içerisinde hem dil hem edebî özellikleri açısından değerlendirilen yazılı kaynaklardan da anlaşılmaktadır. Bu anlamda metinlerde yer alan besinlerin, kurulan sofraların, yenen ya da dışlanan yemeklerin, kendi tarihsel sosyal örgütlenme bağlamları içerisinde, yinelenen ve değişen anlamlarıyla birlikte değerlendirilebileceğini söylemek mümkündür. Çalışmada adı geçen metinler üzerinden hem göçebe yaşam biçiminde hem de yerleşik toplumsal düzende yemek kültürünü nelerin şekillendirdiği, yemek yemenin toplumsal ilişkiler ağını nasıl düzenlendiği, otoriter yapıyı ve toplumsal statüyü nasıl belirlediği üzerinde durulacaktır.
Journal Article
Sherbet & spice : the complete story of Turkish sweets and desserts
A study of Turkish sweets and desserts, based on many little known Turkish sources.
Turkish Delights
2001
w w f o o d | nevin hal c Turkish Delights Many centuries have passed since nomadic Turks roasted game on spits made from tree branches. Since that distant time the Turks have developed a sophisticated cuisine reflecting culinary traditions from Central Asia to the Anatolian plain. In their ancestral home of Central Asia the Turks ate mainly fried meats, grilled skewered meats (kebabs), boiled dried yeast dough (tarhana), phyllo pastries, and dumplings, which they learned from the Chinese; they drank diluted yogurt (ayran) and fermented mares milk (kumiss). With the conquest of Constantinople (Istanbul) in 1453, the repertoire of classical Turkish cuisine grew more elaborate as ground meat patties (kfte), all sorts of stuffed vegetables and leaves, yogurt dishes, olive-oil dishes, small cookies, and syrupy flour-based desserts were introduced.
Journal Article
Bountiful empire : a history of Ottoman cuisine
by
Işın, Priscilla Mary, author
in
Food habits Turkey History.
,
Cooking, Turkish History.
,
Cuisine turque Histoire.
2025
\"The Ottoman Empire was one of the largest and longest-lasting empires in history. In this powerful and complex empire, the production and consumption of food reflected the lives of people from sultans to soldiers. Food bound people of different classes and background together, defining identity and serving symbolic functions in the social, religious, political and military spheres. Bountiful Empire: A History of Ottoman Cuisine examines the foodways of the Ottoman Empire as they changed and evolved over more than five centuries. The book starts with an overview of the earlier culinary traditions in which Ottoman cuisine was rooted, such as those of the Central Asian Turks, Abbasids, Seljuks and Byzantines, and goes on to focus on diverse aspects of this rich culinary culture, including etiquette, cooks, restaurants, military food, food laws and food trade. This meticulously researched account draws on more than six hundred primary and secondary sources, ranging from archive documents to poetry, and includes over one hundred illustrations. It is a fresh and lively insight into an empire that until recent decades has been sidelined or viewed through orientalist spectacles. Readers interested in food history and Ottoman history will enjoy this beautiful volume\"--Publisher's description.
Middle Eastern Food History
2014
The Middle East refers primarily to the Fertile Crescent of Syria and Iraq together with neighboring Turkey, Iran, and Egypt. Because of the cultural unity provided by Islam in this overwhelmingly Muslim part of the world, North Africa is regarded as part of the Middle East. Agriculture began in the Fertile Crescent, and early domesticates still predominate in the local cuisines. Wheat is still the chief grain (except in Iran and southern Iraq, where rice arrived in the early Middle Ages); sheep and goats are the primary meat and dairy animals; and chickpeas, lentils, and favas remain major sources of
Book Chapter
The döner kebab has a meaty role in German society
2024
Take inflation: where Germans once assessed price rises via the cost of ice-cream or beer, today newspapers calculate how many kebabs an hour’s labour might earn you. The staff, largely Arabs rather than Turks, have added carrots and aubergine to the usual salad. For more on the latest books, films, TV shows, albums and controversies, sign up to Plot Twist, our weekly subscriber-only newsletter
Magazine Article