Search Results Heading

MBRLSearchResults

mbrl.module.common.modules.added.book.to.shelf
Title added to your shelf!
View what I already have on My Shelf.
Oops! Something went wrong.
Oops! Something went wrong.
While trying to add the title to your shelf something went wrong :( Kindly try again later!
Are you sure you want to remove the book from the shelf?
Oops! Something went wrong.
Oops! Something went wrong.
While trying to remove the title from your shelf something went wrong :( Kindly try again later!
    Done
    Filters
    Reset
  • Discipline
      Discipline
      Clear All
      Discipline
  • Is Peer Reviewed
      Is Peer Reviewed
      Clear All
      Is Peer Reviewed
  • Series Title
      Series Title
      Clear All
      Series Title
  • Reading Level
      Reading Level
      Clear All
      Reading Level
  • Year
      Year
      Clear All
      From:
      -
      To:
  • More Filters
      More Filters
      Clear All
      More Filters
      Content Type
    • Item Type
    • Is Full-Text Available
    • Subject
    • Country Of Publication
    • Publisher
    • Source
    • Target Audience
    • Donor
    • Language
    • Place of Publication
    • Contributors
    • Location
736 result(s) for "Lullabies."
Sort by:
Nenia Dea’dan Ninniye: Yas İle Yatıştırmanın Ortak Dili
Bu makale, Roma mitolojisindeki Nenia Dea ile ilişkilendirilen cenaze ağıtlarının ve çeşitli kültürlerdeki ninnilerin yas, ölüm ve yatıştırma temalarıyla nasıl örtüştüğünü incelemektedir. Ayrıca çalışmada Nenia Dea’nın cenaze ritüellerindeki rolü ile ninnilerdeki hüzünlü ifadeler arasındaki tematik benzerlikler, kültürel bir köken arayışına girmeden tartışılmaktadır. Nenia Dea, Roma'da ölülerin ruhlarını huzura kavuşturmak, çocuk cenazelerinde çocuğun huzurlu bir şekilde öteki dünyaya göçmesini sağlamak için söylenen ağıtların tanrıçası olarak tanımlanır. Aynı zamanda, bu tanrıça yas tutanların acılarını hafifletmek amacıyla müzikle ifade edilen toplumsal bir ritüelin de tanrıçasıydı. Birçok kültürde \"ninni\" kelimesi, çocukları uyutmak amacıyla söylenen şarkılar anlamında kullanılır ve genellikle tekrar eden bir söyleyiş yapısına sahiptir. Ninnilerin hüzünlü temalar içermesi ve ölüme dair metaforlarla bezenmesi, Roma ölü kültündeki ağıtlarla benzerlik göstermektedir. Ninnilerinin ağıt niteliği taşıyan öğeleri ve bu geleneksel formun, kültürlere nasıl adapte olduğuna dair bulgular bu makalenin içeriğini oluşturmaktadır. Roma ölü kültündeki ağıtların ve bu ağıtların barındırdığı temaların, çeşitli kültüre taşınarak bir tür ninniye dönüşmesi süreci bu bağlamda dikkat çekicidir. Ninnilerin sadece bir uyku şarkısı olarak değil, aynı zamanda kültürel bir hafıza taşıyıcısı olarak işlev gördüğü de ifade edilmektedir. Makale, Nenia Dea kültünün, ninni kelimesi ve ağıt ritüelleriyle kültürlere ve çeşitli dillere nasıl entegre olmuş olabileceğini ve bu süreçte geçirdiği evrimi tartışmaktadır. Bu dönüşümde, cenaze ritüellerinden, çocukları yatıştırma amacına evrilen ninnilerin kültürel işlevi de ele alınmıştır. Ninnilerin yatıştırıcı ve hüzünlü doğasının, toplumsal travmaların ve bireysel acıların ifadesi olabileceği vurgulanmaktadır. Ninnilerin içerdikleri ölüm temalı metaforlar ve hüzünlü ifadeler, tarih boyunca farklı kültürlerin bu formu nasıl dönüştürdüğüne dair ipuçları sunmaktadır. Örneğin, ninnilerin sadece bireysel bir işlev taşımadığı, aynı zamanda kolektif hafızayı güçlendirdiği ve toplumsal duyguları ifade eden bir araç olduğu tartışılmaktadır. Bu durum, ninnilerin tarihsel ve kültürel boyutunu anlamak açısından önemlidir. Bu çalışmada, ninni kelimesi Roma mitolojisindeki Nenia Dea kültüyle ilişkilendirilmiş ve bu bağlantının kültürel bir miras olarak çeşitli dillere ve kültürlere nasıl taşındığına dair bir inceleme yapılmıştır. Nenia Dea’nın ninni ile bağlantısı ilk kez önerilmiş, bu bağlamda dil ve kültür etkileşiminin tarihsel boyutu ele alınmıştır. Ayrıca, Roma’dan ve çeşitli kültürlere uzanan bu bağlamda, ninnilerin toplumsal işlevi ve bireyler arasındaki duygusal aktarımı nasıl güçlendirdiği detaylandırılmıştır. Ninnilerin kökeni, bireysel ve toplumsal bağlamda hem duygusal hem de kültürel bir ifade biçimi olarak yeniden değerlendirilmiştir. Bu tür bir analiz, ninnilerin yalnızca bir çocuk şarkısı olarak değil, aynı zamanda bir kültürel ve tarihsel anlatı aracı olarak işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Bu karşılaştırmalı bakış açısı, kültürel etkileşimin ne kadar derin ve çok katmanlı olduğunu gösterirken, ninni kavramının kökenleri ve kültürel dönüşümü hakkında daha kapsamlı çalışmalara zemin hazırlar. Anadolu topraklarına gelen ninni kelimesi Anadolu’nun Türk öncesi döneminden dilimize gelen bir sözcüktür. Kökleri Sümer inancına dayanan, ancak Roma’daki Nenia Dea kültü ile birçok kültüre yerleşen ninni kavramındaki ağıt anlayışı eski çağların günümüze yansıması bu çalışmanın sonuç çıktısını oluşturmaktadır.
Cómo se duerme a un bebé en la Amazonía? Apropiación del villancico chachapoyano Niño Manuelito como canto de cuna en varios grupos de la red Ucayali-Amazonas
In this article, I argue that the lullabies of shipibo-konibo, kakataibo, amahuaca, kukama, yagua, and magütá mothers share a series of features. The melody is based on the Chachapoyan Christmas carol Niño Manuelito and the texts are adapted to the melody by a hexasyllabic line or by vowel lengthening and deletion. Mothers sing in high register, use falsetto voice, and employ a voice bilabial trill to sing the melody. Quechuisms are used, specifically waka “cow” is associated with the action of eating the baby or wawa. I propose that the carol Niño Manuelito circulated in the Ucayali-Amazonas network due to Franciscan missionary work and forced migrations during the first rubber boom (1879-1912); in turn, the melody was reinterpreted as a lullaby and then spread throughout this river network and adapted to the characteristics of the song present in the region. Finally, I discuss a second type of common traits proper of the lullaby as a musical genre such as diminutives, reduplications, the topic of a potential danger, and repetitions.
Early Childhood Education: Manjujai as an Early Childhood Care Practice in Minangkabau
Background/purpose. This study investigates manjujai, a traditional Minangkabau parenting practice, as a culturally embedded method of early childhood care and education. The research aims to uncover the meaning and function of manjujai—specifically its role in transmitting cultural values, historical narratives, and emotional bonding between mothers and children. It responds to the need for culturally relevant parenting approaches within the Minangkabau society in Padang, West Sumatra. Materials/methods. The research employed a qualitative case in the working area of Puskesmas Belimbing, Kuranji District, Padang. Data collection techniques included participant observation, in-depth interviews with six mothers practicing manjujai, two supporting informants, and two key informants, as well as documentation and literature analysis. The researcher acted as a participant-as-observer, observing manjujai before, during, and after sessions. Results. Findings show that manjujai functions not only to strengthen mother-child bonding but also to transmit knowledge, cultural identity, and historical awareness. Mothers prepare for manjujai by revisiting ancestral narratives and engaging with elders, integrating tambo into the caregiving process. Children aged 4–6 are introduced to their identity as urang Minang through playful storytelling and singing (badendang), enhancing both emotional connection and cognitive development. Conclusion. Manjujai serves as an effective and culturally rich form of early childhood parenting within Minangkabau society. It not only strengthens the emotional bond between mother and child but also acts as a medium for transmitting local knowledge, oral traditions, and cultural identity. The findings suggest that manjujai contributes significantly to the cognitive and emotional development of children through familiar and meaningful storytelling practices, making it a valuable tradition to preserve and integrate into modern parenting approaches.
An Example of the Interpreting of Folklore Texts with Positive Psychology Concepts: Lullabies about Love /Folklor Metinlerini Pozitif Psikoloji Kavramlarıyla Yorumlamada Bir Örnek: Sevgi Konulu Ninniler
Positive psychology seeks to help people to have positive experiences throughout their lives while protecting their mental health through behaviours that improve their subjective well-being. Lullabies are oral culture products presented in early childhood, and their short but rich content serves as language-culture carriers and memory transmitters. Lullabies are a genre with an ancient love feeling and the value of universal love, both which have survived to present day. The study’s objective is to examine love-themed lullabies, one of the anonymous folk literature genres, in the context of psychology and literature, using positive psychology principles. The study also intends to explain the results using functional theory, one of the folklore theories, as an example of interdisciplinary research and contribution to the literature. The study’s research questions in this respect are “What are the positive impacts of love-themed lullabies on human life and spirit?” and “What are their roles in this context?” The “hermeneutic” and “basic qualitative research” designs were employed in the study since the texts will be handled using fundamental positive psychology concepts. Lullabies were interpreted for the themes of happiness, subjective well-being, and secure attachment, which created the framework of the thematic setting based on positive psychology expert opinions. According to positive psychology, love-themed lullabies are essential in maintaining one’s mental health and happiness, which is vital to positive childhood experiences. Thus, love-themed lullabies support positive psychology for clinical applications in a “metaphorical sense”. As a result, oral folk literature genres such as fairy tales and legends may be examined using positive psychology principles.