Search Results Heading

MBRLSearchResults

mbrl.module.common.modules.added.book.to.shelf
Title added to your shelf!
View what I already have on My Shelf.
Oops! Something went wrong.
Oops! Something went wrong.
While trying to add the title to your shelf something went wrong :( Kindly try again later!
Are you sure you want to remove the book from the shelf?
Oops! Something went wrong.
Oops! Something went wrong.
While trying to remove the title from your shelf something went wrong :( Kindly try again later!
    Done
    Filters
    Reset
  • Discipline
      Discipline
      Clear All
      Discipline
  • Is Peer Reviewed
      Is Peer Reviewed
      Clear All
      Is Peer Reviewed
  • Series Title
      Series Title
      Clear All
      Series Title
  • Reading Level
      Reading Level
      Clear All
      Reading Level
  • Year
      Year
      Clear All
      From:
      -
      To:
  • More Filters
      More Filters
      Clear All
      More Filters
      Content Type
    • Item Type
    • Is Full-Text Available
    • Subject
    • Publisher
    • Source
    • Donor
    • Language
    • Place of Publication
    • Contributors
    • Location
126 result(s) for "Najm"
Sort by:
Philosophy in early Safavid Iran : Najm al-Dīn Maḥmūd al-Nayrīzī and his writings
This book is about a Muslim Shi'i philosopher of the early 16th century, Najm al-Din Mahmud al-Nayrizi. Educated in Shiraz, he became interested in Avicennan and Suhrawardian philosophy. Apart from Nayrizi, the present study introduces his contemporary philosophers and provides an outlines of the main philosophical challenges of the time.
A Parvānchī Turned Poet Dilettante: History and the Persian Ghazals of Āq Quyūnlū Statesman Najm al-Dīn Masʿūd Sāvajī (d. ca. 898/1493)
This study analyzes selected Persian ghazals attributed to Najm al-Dīn Masʿūd Sāvajī (d. ca. 1493), who, at the behest of Āq Quyūnlū Sultan Yaʿqūb b. Ūzūn Ḥasan (r. 1478–90), held paramount administrative positions in the White Sheep confederate empire. The analysis departs from existing scholarship on premodern Persian ghazal—the tendency of which is to regard the poetic form as nonreflective of its author and its times—and considers these ghazals as sources of historical information. The study thus determines the extent to which the selected lyrics of Najm al-Dīn affirm information about Āq Quyūnlū royal personalities and state policies contained in the traditional sources, like official chronicles, literary biographies, and personal correspondences. In the process, the article introduces an influential, though hitherto overlooked, Āq Quyūnlū bureaucrat who exemplifies a category of versifier largely neglected by modern specialists of Persian classical poetry: the statesmen-cum-poet dilettante.
Efficient Decentralized Sharing Economy Model based on Blockchain Technology: A Case Study of Najm for Insurance Services Company
Blockchain is an emerging technology that is used to address ownership, centrality, and security issues in different fields. The blockchain technology has converted centralized applications into decentralized and distributed ones. In existing sharing economy applications, there are issues related to low efficiency and high complexity of services. However, blockchain technology can be adopted to overcome these issues by effectively opening up secure information channels of the sharing economy industry and other related parties, encouraging industry integration and improving the ability of sharing economy organizations to readily gain required information. This paper discusses blockchain technology to enhance the development of insurance services by proposing a five-layer decentralized model using Ethereum platform. The Najm for Insurance Services Company in Saudi Arabia was employed in a case study for applying the proposed model to effectively solve the issue of online underwriting, and to securely and efficiently enhance the verification and validation of transactions. The paper concludes with a review of the lessons learned and provides suggestions for blockchain application development process.
A Parvānchī Turned Poet Dilettante: History and the Persian Ghazals of Āq Quyūnlū Statesman Najm al-Dīn Masʿūd Sāvajī (d. ca. 898/1493)
This study analyzes selected Persian ghazals attributed to Najm al-Dīn Masʿūd Sāvajī (d. ca. 1493), who, at the behest of Āq Quyūnlū Sultan Yaʿqūb b. Ūzūn Ḥasan (r. 1478-90), held paramount administrative positions in the White Sheep confederate empire. The analysis departs from existing scholarship on premodern Persian ghazal-the tendency of which is to regard the poetic form as nonreflective of its author and its times-and considers these ghazals as sources of historical information. The study thus determines the extent to which the selected lyrics of Najm al-Dīn affirm information about Āq Quyūnlū royal personalities and state policies contained in the traditional sources, like official chronicles, literary biographies, and personal correspondences. In the process, the article introduces an influential, though hitherto overlooked, Āq Quyūnlū bureaucrat who exemplifies a category of versifier largely neglected by modern specialists of Persian classical poetry: the statesmen-cum-poet dilettante.
Ismāʿīl al-Qaṣrī, Kubrawiyya, and Sufi Genealogies: \Deep-Dark Transmissions\ in Medieval Iran
This paper sheds light on Ismāʿīl al-Qaṣrī, his scholarly and pietist networks, Sufi genealogy, and its later transmission. Other than his debated role in Najm al-Dīn Kubrā's initiation into Sufism, very little is known on this understudied yet significant Sufi from Khuzistan. The paper argues that Ismāʿīl al-Qaṣrī and his western Iranian Sufi genealogy was the primary, rather than secondary, initiatory chain claimed by Kubrā, his associates, and the later heritage. Besides, al-Qaṣrī's robe continued to be transmitted beyond Kubrā's Sufi chain, and received multiple names in the absence of a prominent, eponymous master to claim it. Also introducing the figures in al-Qaṣrī's, and hence Kubrā's, spiritual genealogy, the paper discovers the overlooked yet decisive impact of Iranian masters, most notably the famous pietist of the Fars area, Abū Isḥāq al-Kāzarūnī, on Sufism in the later tradition.
Mûsâ İznikī’nin Tercüme Ettiği Tefsirler ve Sürûrî’ye İsnat Edilen Tefsirin Gerçekliği
Geçmişte yazılan ve kütüphanelerimizde çoğu yazma hâlinde duran pek çok ilmî eserin isim, müellif ve mütercimlerinin tespiti konusunda ciddî hatalar yapıldığı görülmektedir. Bu da bir kısım önemli eserlerin gün yüzüne çıkmasını engelleyerek sahip olduğumuz hazineden gereği gibi istifade etme imkânını elimizden almaktadır. Bu minvalde bazı araştırma ve kütüphane kayıtlarında 15. yüzyıl Osmanlı âlimlerinden Mûsâ İznikī’nin (öl. 838/1434-35 [?]), Ali b. Muhammed el-Hâzin’in (öl. 741/1341) Lübâbü’t-teʾvîl fî meʿâni’t-Tenzîl adlı tefsirini tercüme ettiği bilgisi yer almıştır. Aynı şekilde yine 16. Yüzyılda yaşamış bir Osmanlı âlimi ve divan şâiri olan Muslihuddin Mustafa Sürûrî’nin (öl. 969/1562) tam bir Türkçe tefsir yazdığı iddia edilmektedir. Bu iki iddia, sonuçta aynı mütercim üzerinde birleşmeleri sebebiyle ortak bir noktaya sahiptirler. Bu makalede, bahsedilen iki eserin asılları ve tercümeleri etrafında bir araştırma yapılarak bunların gerçekte kime ait oldukları ve isimlerinin ne olduğu ortaya çıkarılmaya çalışılacaktır. Bu tür araştırmaların kütüphanelerimizdeki binlerce eser için âcilen yapılmasının bir zaruret hâlini aldığı âşikârdır. Zira bazı araştırmacıların bu tür yanlış bilgiler üzerine yüksek lisans ve doktora tezleri binâ ettikleri ve çeşitli makaleler yazdıkları görülmektedir. Bu makalenin maksadı, yukarıda zikredilen ve haklarında yanlış bilgiler ile bazı kapalı noktalar bulunan iki eserle ilgili bir takım yeni tespitleri ortaya koyarak hem ilim dünyasına katkıda bulunmak hem de bu alanda yapılacak çalışmalara olan ihtiyaca dikkat çekmektir. Doküman tarama, veri toplama ve veri analizi yöntemi kullanılan bu araştırma neticesinde şu sonuçlara varılmıştır: Mûsâ el-İznikī’nin tercüme ederek Tefsîru’l-Lübâb ismini verdiği eser aslında Hâzin’in Lübâbü’t-te’vîl’i değil Necmeddîn-i Dâye’nin (öl. 654/1256) Baḥrü’l-ḥaḳāʾiḳ ve’l-meʿânî isimli tefsirinin muhtasarıdır. Bundan hareketle tespit edilen diğer bir nokta da şu olmuştur ki günümüzde et-Teʾvîlâtü’n-Necmiyye ismiyle meşhur olan eser Dâye’nin kaleme aldığı tefsirin orijinal hâli değildir. Dâye zâhiri ve işârî tefsîri cem eden mufassal bir tefsir telif etmiş, müridlerinden biri olan Şemseddin Muhammed es-Savcı da, zâhirî tefsir kısımlarını çıkarıp sadece işârî yorumları bırakmak sûretiyle bu eseri telhis etmiştir. İznikī de işte bu telhisi tercüme etmiş ve eserine Tefsîru’l-Lübâb ismini vermiştir. Sürûrî’ye nispet edilen tefsirin de onun tarafından telif edilmediği tespit edilmiştir. Yapılan mukayeseler neticesinde bu eserin Ebü’l-Leys Semerkandî’nin (öl. 373/983) Tefsîrü’l-Ḳurʾâni’l-Kerîm veya Tefsîru Ebi’l-Leys̱ es-Semerḳandî diye anılan ve bugün Baḥrü’l-ʿulûm ismiyle basılan kitabının tefsîrî bir tercümesi olduğu ortaya çıkmıştır. Bu tercüme bazı kaynaklar ile kütüphane kayıtlarında aynı anda hem Ahmed-i Dâî’ye (öl. 824/1421’den sonra), hem İbn Arabşah’a (öl. 854/1450) ve hem de İznikī’ye nispet edilmektedir. Farklı kişilere nispet edilen nüshalar karşılaştırıldığında hepsinin aynı eser olduğu görülmüştür. Bazı kadîm nüshalarda görülen ferağ kayıtları ile yazma nüshalar üzerinde yapılan incelemeler bu tercümenin de yine İznikī tarafından yapıldığını göstermektedir. İznikī bu ikinci tercümesine Enfesü’l-Cevâhir ismini vermiştir. İlim dünyasında bu isim konusunda da bir karışıklık olmuş, bazı araştırmacılar onun Hâzin tefsirinin tercümesine verildiğini zannetmişlerdir. Ancak ilk devir yazmalarında bu ismin Semerkandî tefsirinin tercümesine verildiği açıkça görülmektedir. Kütüphanelerimizde Enfesü’l-Cevâhir’in muhtasar nüshalarına da rastlanmış ancak bu ihtisar faaliyetinin kimin tarafından yapıldığı tespit edilememiştir.
Tree of pearls : the extraordinary architectural patronage of the 13th-century Egyptian slave-queen Shajar al-Durr
The woman known as “Tree of Pearls” ruled Egypt in the summer of 1250. A rare case of a woman sultan, her reign marked the shift from the Ayyubid to the Mamluk dynasty, and her architectural patronage of two building complexes had a lasting impact on Cairo and on Islamic architecture. Rising to power from slave origins, Tree of Pearls—her name in Arabic is Shajar al-Durr—used her wealth and power to add a tomb to the urban madrasa (college) that had been built by her husband, Sultan Salih, and with this innovation, madrasas and many other charitably endowed architectural complexes became commemorative monuments, a practice that remains widespread today. This was the first occasion in Cairo in which a secular patron’s relationship to his architectural foundation was reified through the actual presence of his body. The tomb thus profoundly transformed the relationship between architecture and its patron, emphasizing and emblematizing his historical presence. Indeed, the characteristic domed skyline of Cairo that we see today is shaped by such domes that have kept the memory of their named patrons visible to the public eye. This dramatic transformation, in which architecture came to embody human identity, was made possible by the sultan-queen Shajar al-Durr, a woman who began her career as a mere slave-concubine. Her path-breaking patronage contradicts the prevailing assumption among historians of Islam that there was no distinctive female voice in art and architecture.
The Blueness of the Evening
This selection of Hassan Najmi's poems, translated by Mbarek Sryfi and Eric Sellin, provides an excellent introduction to the work of one of Morocco's foremost poets and to a school of modern verse emerging in the Arab World. Scenes of late night cityscapes, lonely interiors, awe-inspiring desert wastes, and seaside vistas are found within the exquisitely subtle lyric moods and nuances of Najmi's ars poetica, providing insight into the geographical, political, and linguistic ferment that have made Morocco an exciting hub of creative activity in the twenty-first century.
Arap Dilinde Hurûfu’l-Me'âniler ve Çok Anlamlılığa Etkisi (Necm Suresi İlk Yirmi Üç Ayet Örneği)
Arapçada Hurûfu’l-me’ânîler çeşitli işlevlere sahip ve cümlenin anlamını belirleyen dilsel yapılardır. Bu yapılara fiillerle isimler ya da isimlerle isimler arasında bir anlam ilişkisi kurmaları nedeniyle Hurûfu’l-me’ânî (anlam harfleri) denir. Arapça sözdiziminde sıklıkla karşılaşılan bu yapıların kullanım özellikleri dikkate alınmadığı takdirde söz diziminin anlamında bir muğlaklık oluşabilir. Ayrıca bu harflerin farklı anlamları arasından bir anlamın seçimi cümlenin anlamını da etkilemektedir. Hurûfu’l-me’ânîler Arapça olan İslam dini metinlerinin açıklanması, yorumlanması ve o metinlerden hüküm çıkarılması hususunda kritik bir önemi haizdir. İslam düşüncesinde hurûfu’l-me’âni’ye duyulan ilgi oldukça erken dönemlerde ortaya çıkmıştır. Nahivciler, fıkıh usûlü, tefsir ve kelam âlimleri cümlenin anlamını belirleyen bu konuyu çeşitli boyutlarıyla ele almışlardır. Hicri 2. yüzyıldan itibaren bu alanda çok önemli eserler kaleme alınmıştır. Arap dilinde sayıları yüz elli civarında olan Hurûfu’l-me’ânîlerin cer, atıf, soru, nida, talep, emir, olumsuzluk, yasaklama, temenni, koşul, sınırlama gibi birçok çeşidi vardır. Hurûfu’l-me’ânîler içinde harfler, isimler ve çok az da olsa fiiller de yer almaktadır. Ancak bu yapılarda harflerin sayısı çok olduğu için bu yapılara Hurûfu’l-me’ânî adı verilmiştir. Bu çalışmada Arap dilinde anlamı belirlemede kritik bir öneme sahip Hurûfu’l-me’ânîler Necm Suresi’nin ilk yirmi üç ayeti bağlamında ele alınmıştır. Her ne kadar bazı Hurûfu’l-me’ânîler lafzen aynı olsa da mana olarak birbirinden farklıdır. Örneğin vav harfi lafız olarak tek bir harf gibi görünse de surede atıf, yemin, hal vav’ı gibi farklı anlamlarda kullanılır. Surenin ilk yirmi üç ayetinde hurûfü’l-me’ânîlerden biri olan harfi cerlerin birbirinin yerine kullanıldığı görülür. Harfi cerlerin birbirinin yerine kullanılması klasik Arapça sözdiziminde özellikle Kur’ân-ı Kerîm’de görülen bir dil olgusudur.