Search Results Heading

MBRLSearchResults

mbrl.module.common.modules.added.book.to.shelf
Title added to your shelf!
View what I already have on My Shelf.
Oops! Something went wrong.
Oops! Something went wrong.
While trying to add the title to your shelf something went wrong :( Kindly try again later!
Are you sure you want to remove the book from the shelf?
Oops! Something went wrong.
Oops! Something went wrong.
While trying to remove the title from your shelf something went wrong :( Kindly try again later!
    Done
    Filters
    Reset
  • Discipline
      Discipline
      Clear All
      Discipline
  • Is Peer Reviewed
      Is Peer Reviewed
      Clear All
      Is Peer Reviewed
  • Series Title
      Series Title
      Clear All
      Series Title
  • Reading Level
      Reading Level
      Clear All
      Reading Level
  • Year
      Year
      Clear All
      From:
      -
      To:
  • More Filters
      More Filters
      Clear All
      More Filters
      Content Type
    • Item Type
    • Is Full-Text Available
    • Subject
    • Country Of Publication
    • Publisher
    • Source
    • Donor
    • Language
    • Place of Publication
    • Contributors
    • Location
4,446 result(s) for "Mimesis"
Sort by:
Betovering als katalysator voor het levensverhaal
‘Enchantment as a life story’s catalyst: Ricoeur’s second naivety and narrative identity’This paper builds on Ricoeur’s narrative theory, which points to the importance of life stories as a crucial basis for the narrative identity that human beings create for themselves, overcoming the discomfort of contingency by weaving a poetic common thread through their lives in the stories they tell about themselves. Unfortunately, this comes with the risk of self-deceit and manipulability, a challenge Ricoeur acknowledged but was never able to refute in a satisfying way. I wish to expand his narrative theory by focusing on a specific experience that helps preventing a life story from becoming arbitrary or random. It is the experience of enchantment, which – in the words of modern philosopher Jane Bennett – is both captivating and disturbing. It divides life in a ‘before’ and an ‘after’. I find illustration and corroboration of my analysis by diving into Thomas Mann’s ‘The Magic Mountain’. This literary monument was already touched upon by Ricoeur himself in ‘Time and Narrative’, but this paper follows a more idiosyncratic path. I conclude that the experience of re-enchantment combines the virtue of keeping a more critical distance (disenchantment) with an attitude of a ‘second naivety’, leading to a life story that is all but arbitrary. It is reflected, with a certain inevitability and it can therefore become the bearer of profound meaning.
Shakespeare and realism : on the politics of style
\"This collection of essays by both theater scholars and practitioners examines the political and aesthetic consequences of the marriage of Shakespearean text and realist performance style, considering productions ranging from the early twentieth century to 2016\"-- Provided by publisher.
Şiirin Meşruiyeti ve Faziletine Dair Müstakil Bir Eser: Zîrekî'nin (ö. 1578'ten sonra) Tuhfetü'ş-Şu'arâ'sı
Platon gibi Aristoteles de şiirin özünün taklit (mimesis) olduğunu belirtse de4 Aristoteles'in felsefi anlayışında bu durum olumsuz olarak alınmadığından şiire karşı olumsuz bir tavır yoktur. Gemuhluoğlu, Aristo'da şiirin görevinin aslında topluma bir tür yarar sağlamak olarak görüldüğünü, bu yöndeki görüşünün Doğu'da ve Batı'da sanata yaklaşımı belirlediğini, İslam düşüncesinde de teoride hep şiirin yarar yönünün vurgulandığını, FârâbÎ (ö. 950) ve İbn SÎnâ'da (ö. 1037) da bunun görüldüğünü belirtir.5 Konuyla ilgili bir çalışmasında Hayyam Celilzade, İslam filozoflarının şiiri değerlendirirken Platon'dan ziyade Aristoteles'i izlediklerini, ancak şiire karşı olumlu bir tavra sahip olsa da şiiri bilgi kaynağı olarak kabul etmeyen Aristoteles'in aksine FârâbÎ ve özellikle de İbn SÎnâ'nın şiiri bir kıyas çeşidi olarak ele alarak onun anlamlı ve bilinçli bir faaliyet olduğunu savunduğunu belirtir.6 İslâm dininin temel kaynağı olan Kur'an-ı Kerim'de şiire ve şairlere karşı bazı olumsuz \"görünümlü\" ifadeler olması, Müslüman şairlerin kendilerini ve şiiri sorgulamalarına, yaptıkları işin meşruiyetini ve ayetlerin bağlamını izah etme gayretiyle metinler yazmalarına yani kendilerinin ve şiirin meşruiyetini ve faziletlerini müdafaa etmelerine sebep olmuştur. Meşâ'irü'ş-Şu'arâ'nın mukaddime bölümünden hareketle Âşık Çelebi'nin (ö. 1572) şiirin meşruiyetini ispatlamak için başvurduğu kaynakları değerlendiren Rumeysa Bayram, LatÎfÎ'nin (ö. 1582) Tezkiretü'ş-Şu'arâ'sının mukaddime bölümü, Mollâ CâmÎ (ö. 1492) ve FuzûlÎ'nin (ö. 1556) Farsça DÎvân dibacelerini ve başta LâmiÎ'ninki (ö. 1532) olmak üzere Türkçe DÎvân dibacelerinde şiirin meşruiyeti için ifade edilen görüşleri \"Ayetler ve Hadisler ile Şiirin İbrası; Şiir ile Meşgul Olan Hz. Peygamber Üzerinden Şiirin İbrası; Diğer Peygamberler ve Âl-i Beyt Üzerinden Şiirin İbrası; Ümera ve Ulema Üzerinden Şiirin İbrası ve Şiirin Faziletleri Üzerinden Şiirin İbrası\" başlıkları altında incelemiştir.7 Konunun ayrıntılarını, geniş bir şekilde meseleyi ele alan bu makale ile bizim de daha önce Mollâ CâmÎ'nin şiirin meşruiyetini ve faziletlerini savunması hakkında ele aldığımız bir çalışmadaki tespitlerimize8 havale ederek İslâmi literatürde konuyla ilgili görüşlerin genel çerçevesine işaret etmek istiyoruz: Biz de bu çalışmada ZÎrekÎ'nin eserinin varlığına işaret ederek genel muhtevası hakkında bilgi vereceğiz. ZÎrekÎ ve Tuhfetü'ş-Şu'arâ'sı ZÎrekÎ hakkında AhdÎ'nin (ö. 1593-94) Gülşen-i Şu'arâ'sı ile Gelibolulu ÂlÎ'nin (ö. 1600) Künhü'l-Ahbâr'ında bilgi verilmektedir. Bu iki eserde sunulan bilgiler, burada tanıtacağımız Tuhfetü'ş-Şu'arâ'da ZÎrekÎ'nin kendisi hakkında söyledikleriyle de uyuşmaktadır. AhdÎ, ZÎrekÎ'nin Hemedanlı olduğunu, gençliğinde memleketinden ayrılarak Adana'ya gelip PÎrÎ Çelebi aracılığıyla Ramazânzâde PÎrÎ Paşa'ya (ö. 1567) intisap ettiğini, Türkçe bir Mihr ü Mâh mesnevÎsini Farsçaya başarıyla tercüme ettiğini belirtmektedir. AhdÎ'nin 1563 yılında yazdığı bu eserde, ZÎrekÎ'nin hâlâ Türkçesini geliştirmeye devam edip dostlarıyla şiir söylediği ifade edilmektedir.10 Gelibolulu ÂlÎ de ZÎrekÎ'nin isminin ZÎrek olduğunu belirterek İran'dan Anadolu'ya geldiğini, kendisinin de damadı olduğu PÎrÎ Paşa'nın meclislerine devam ettiğini, hatta kendisinin kaleme aldığı Mihr ü Mâh mesnevÎsini tercüme ettiğini söyler. ÂlÎ, herkesin Farsçadan tercüme yaptığı bir zamanda ZÎrekÎ'nin Türkçeden Farsçaya yaptığı bu tercümeyi çok beğendiğini ifade eder. ZÎrekÎ'nin bu tercümeyi PÎrÎ Paşa'ya ithaf ettiğini, Paşa'nın da ona iltifat ettiğini belirten ÂlÎ, Lala Mustafâ Paşa'nın (ö. 1580) Kıbrıs fethine giderken ZÎrekÎ'yi maliye kâtibi olarak götürdüğünü, ZÎrekÎ'nin de ömrünü Kıbrıs'ta tamamlayarak orada öldüğünü belirtir.11 ZÎrekÎ'nin Kıbrıs'ın fethine katıldığı bilgisine yer veren Gelibolulu ÂlÎ, onun bu fethi kaleme aldığı eserinden söz etmez. TârÎh-i Feth-i Kıbrıs ve Fetihnâme-i Kıbrıs isimleriyle anılan bu eserin Viyana MillÎ Kütüphanesi'nde ve Paris Milli Kütüphanesi'nde iki nüshası bulunmakta olup eserin metni İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü'nde iki kısma ayrılarak üzerine lisans tezleri hazırlanmıştır.12 ZÎrekÎ bu eserini 985 Zilkade'si evâilinde (1578 Ocak ayı ortalarında) Lefkoşa'da kaleme almıştır.13 ZÎrekÎ'nin bu çalışmada dikkat çekeceğimiz Tuhfetü'ş-Şu'arâ isimli eseri de Fetihnâme'si gibi kaynaklarda zikredilmemektedir. Ancak ZÎrekÎ'nin kendisi hakkında verdiği bilgiler yukarıda işaret ettiğimiz tarihÎ kaynaklardaki verilerle tamamen uyuşmaktadır. Aşağıda önce eserin nüshasının tavsifi yapılacak, sonra da ZÎrekÎ'nin kendisi hakkında bildirdiklerine ve eserin genel muhtevasına işaret edilecektir.
Interpsyche und Ko: Erkundungen in theoretischem Neuland
Die Begriffe Interpsyche und gemeinsames (Un‑)Bewusstes erfassen zentrale, jedoch bis heute theoretisch kaum ausgearbeitete Konzepte in Morenos Denken. Dieser Beitrag der Zeitschrift für Psychodrama und Soziometrie verdeutlicht skizzenhaft, dass weitere Erkundungen des genuin Zwischenmenschlichen lohnenswert sein können. Zunächst wird ein zeitgemäßes Konzept von Interpsyche bzw. KoUnBewusstem vorgestellt. Interpsyche und individuelle Psyche bilden komplementäre Seiten des Mentalen. Mit Blick auf die menschliche Evolution werden zwei strukturelle Varianten ihres Wechselspiels herausgearbeitet. Am Beispiel von sozialem Verstehen und Störungsentwicklung samt Therapieprozess wird die Relevanz der Konzepte deutlich.
Beyond mimesis : aesthetic experience in uncanny valleys
\"This book gathers an interdisciplinary group of thinkers to ask if intersubjective acts of relating can be transferred to artificial beings without remainder. Using the uncanny valley model developed by Masahiro Mori, this significant contribution to performance philosophy presents a clear framework to consider aesthetic experience beyond mimesis\"-- Provided by publisher.