Asset Details
MbrlCatalogueTitleDetail
Do you wish to reserve the book?
Şiirin Meşruiyeti ve Faziletine Dair Müstakil Bir Eser: Zîrekî'nin (ö. 1578'ten sonra) Tuhfetü'ş-Şu'arâ'sı
by
Kaçar, Mücahit
in
Mimesis
2025
Hey, we have placed the reservation for you!
By the way, why not check out events that you can attend while you pick your title.
You are currently in the queue to collect this book. You will be notified once it is your turn to collect the book.
Oops! Something went wrong.
Looks like we were not able to place the reservation. Kindly try again later.
Are you sure you want to remove the book from the shelf?
Oops! Something went wrong.
While trying to remove the title from your shelf something went wrong :( Kindly try again later!
Do you wish to request the book?
Şiirin Meşruiyeti ve Faziletine Dair Müstakil Bir Eser: Zîrekî'nin (ö. 1578'ten sonra) Tuhfetü'ş-Şu'arâ'sı
by
Kaçar, Mücahit
in
Mimesis
2025
Please be aware that the book you have requested cannot be checked out. If you would like to checkout this book, you can reserve another copy
We have requested the book for you!
Your request is successful and it will be processed during the Library working hours. Please check the status of your request in My Requests.
Oops! Something went wrong.
Looks like we were not able to place your request. Kindly try again later.
Şiirin Meşruiyeti ve Faziletine Dair Müstakil Bir Eser: Zîrekî'nin (ö. 1578'ten sonra) Tuhfetü'ş-Şu'arâ'sı
Journal Article
Şiirin Meşruiyeti ve Faziletine Dair Müstakil Bir Eser: Zîrekî'nin (ö. 1578'ten sonra) Tuhfetü'ş-Şu'arâ'sı
2025
Request Book From Autostore
and Choose the Collection Method
Overview
Platon gibi Aristoteles de şiirin özünün taklit (mimesis) olduğunu belirtse de4 Aristoteles'in felsefi anlayışında bu durum olumsuz olarak alınmadığından şiire karşı olumsuz bir tavır yoktur. Gemuhluoğlu, Aristo'da şiirin görevinin aslında topluma bir tür yarar sağlamak olarak görüldüğünü, bu yöndeki görüşünün Doğu'da ve Batı'da sanata yaklaşımı belirlediğini, İslam düşüncesinde de teoride hep şiirin yarar yönünün vurgulandığını, FârâbÎ (ö. 950) ve İbn SÎnâ'da (ö. 1037) da bunun görüldüğünü belirtir.5 Konuyla ilgili bir çalışmasında Hayyam Celilzade, İslam filozoflarının şiiri değerlendirirken Platon'dan ziyade Aristoteles'i izlediklerini, ancak şiire karşı olumlu bir tavra sahip olsa da şiiri bilgi kaynağı olarak kabul etmeyen Aristoteles'in aksine FârâbÎ ve özellikle de İbn SÎnâ'nın şiiri bir kıyas çeşidi olarak ele alarak onun anlamlı ve bilinçli bir faaliyet olduğunu savunduğunu belirtir.6 İslâm dininin temel kaynağı olan Kur'an-ı Kerim'de şiire ve şairlere karşı bazı olumsuz \"görünümlü\" ifadeler olması, Müslüman şairlerin kendilerini ve şiiri sorgulamalarına, yaptıkları işin meşruiyetini ve ayetlerin bağlamını izah etme gayretiyle metinler yazmalarına yani kendilerinin ve şiirin meşruiyetini ve faziletlerini müdafaa etmelerine sebep olmuştur. Meşâ'irü'ş-Şu'arâ'nın mukaddime bölümünden hareketle Âşık Çelebi'nin (ö. 1572) şiirin meşruiyetini ispatlamak için başvurduğu kaynakları değerlendiren Rumeysa Bayram, LatÎfÎ'nin (ö. 1582) Tezkiretü'ş-Şu'arâ'sının mukaddime bölümü, Mollâ CâmÎ (ö. 1492) ve FuzûlÎ'nin (ö. 1556) Farsça DÎvân dibacelerini ve başta LâmiÎ'ninki (ö. 1532) olmak üzere Türkçe DÎvân dibacelerinde şiirin meşruiyeti için ifade edilen görüşleri \"Ayetler ve Hadisler ile Şiirin İbrası; Şiir ile Meşgul Olan Hz. Peygamber Üzerinden Şiirin İbrası; Diğer Peygamberler ve Âl-i Beyt Üzerinden Şiirin İbrası; Ümera ve Ulema Üzerinden Şiirin İbrası ve Şiirin Faziletleri Üzerinden Şiirin İbrası\" başlıkları altında incelemiştir.7 Konunun ayrıntılarını, geniş bir şekilde meseleyi ele alan bu makale ile bizim de daha önce Mollâ CâmÎ'nin şiirin meşruiyetini ve faziletlerini savunması hakkında ele aldığımız bir çalışmadaki tespitlerimize8 havale ederek İslâmi literatürde konuyla ilgili görüşlerin genel çerçevesine işaret etmek istiyoruz: Biz de bu çalışmada ZÎrekÎ'nin eserinin varlığına işaret ederek genel muhtevası hakkında bilgi vereceğiz. ZÎrekÎ ve Tuhfetü'ş-Şu'arâ'sı ZÎrekÎ hakkında AhdÎ'nin (ö. 1593-94) Gülşen-i Şu'arâ'sı ile Gelibolulu ÂlÎ'nin (ö. 1600) Künhü'l-Ahbâr'ında bilgi verilmektedir. Bu iki eserde sunulan bilgiler, burada tanıtacağımız Tuhfetü'ş-Şu'arâ'da ZÎrekÎ'nin kendisi hakkında söyledikleriyle de uyuşmaktadır. AhdÎ, ZÎrekÎ'nin Hemedanlı olduğunu, gençliğinde memleketinden ayrılarak Adana'ya gelip PÎrÎ Çelebi aracılığıyla Ramazânzâde PÎrÎ Paşa'ya (ö. 1567) intisap ettiğini, Türkçe bir Mihr ü Mâh mesnevÎsini Farsçaya başarıyla tercüme ettiğini belirtmektedir. AhdÎ'nin 1563 yılında yazdığı bu eserde, ZÎrekÎ'nin hâlâ Türkçesini geliştirmeye devam edip dostlarıyla şiir söylediği ifade edilmektedir.10 Gelibolulu ÂlÎ de ZÎrekÎ'nin isminin ZÎrek olduğunu belirterek İran'dan Anadolu'ya geldiğini, kendisinin de damadı olduğu PÎrÎ Paşa'nın meclislerine devam ettiğini, hatta kendisinin kaleme aldığı Mihr ü Mâh mesnevÎsini tercüme ettiğini söyler. ÂlÎ, herkesin Farsçadan tercüme yaptığı bir zamanda ZÎrekÎ'nin Türkçeden Farsçaya yaptığı bu tercümeyi çok beğendiğini ifade eder. ZÎrekÎ'nin bu tercümeyi PÎrÎ Paşa'ya ithaf ettiğini, Paşa'nın da ona iltifat ettiğini belirten ÂlÎ, Lala Mustafâ Paşa'nın (ö. 1580) Kıbrıs fethine giderken ZÎrekÎ'yi maliye kâtibi olarak götürdüğünü, ZÎrekÎ'nin de ömrünü Kıbrıs'ta tamamlayarak orada öldüğünü belirtir.11 ZÎrekÎ'nin Kıbrıs'ın fethine katıldığı bilgisine yer veren Gelibolulu ÂlÎ, onun bu fethi kaleme aldığı eserinden söz etmez. TârÎh-i Feth-i Kıbrıs ve Fetihnâme-i Kıbrıs isimleriyle anılan bu eserin Viyana MillÎ Kütüphanesi'nde ve Paris Milli Kütüphanesi'nde iki nüshası bulunmakta olup eserin metni İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü'nde iki kısma ayrılarak üzerine lisans tezleri hazırlanmıştır.12 ZÎrekÎ bu eserini 985 Zilkade'si evâilinde (1578 Ocak ayı ortalarında) Lefkoşa'da kaleme almıştır.13 ZÎrekÎ'nin bu çalışmada dikkat çekeceğimiz Tuhfetü'ş-Şu'arâ isimli eseri de Fetihnâme'si gibi kaynaklarda zikredilmemektedir. Ancak ZÎrekÎ'nin kendisi hakkında verdiği bilgiler yukarıda işaret ettiğimiz tarihÎ kaynaklardaki verilerle tamamen uyuşmaktadır. Aşağıda önce eserin nüshasının tavsifi yapılacak, sonra da ZÎrekÎ'nin kendisi hakkında bildirdiklerine ve eserin genel muhtevasına işaret edilecektir.
Publisher
Dergah Publishing
Subject
This website uses cookies to ensure you get the best experience on our website.